Hüseyin Ataş

Bu Sandık, Başka Sandık – Hüseyin ATAŞ

“Mızrağı yel değirmenlerine doğrultmak, mızrağı kaptırmaktan iyidir.” 31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde AKP-MHP faşist bloğunun büyük kentlerde başarı elde edememesi Türkiye de yaşayan halklarda zahiri bir mutluluk yaratmış, fakat sömürgeci kapitalist devlet egemenleri için ise hiçbir kaygı yaratmamıştır. AKP-MHP faşist bloğu İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı seçim sonuçlarını devlet kurumları içerisindeki [Devamını Oku…]

YÜRÜMEK – Hüseyin ATAŞ

yürümek; yürümeyenleri arkasında boş sokaklar gibi bırakarak, havaları boydan boya yarıp ikiye karanlığın gözüne bakarak yürümek.. yürümek; dost omuzbaşlarını omuzlarının yanında duyup, kelleni orta yere yüreğini yumruklarının içine koyup yürümek .. yürümek; yolunda pusuya yattıklarını, arkadan çelme attıklarını bilerek yürümek .. yürümek; yürekten gülerekten yürümek … Kuşkusuz ki her dönemin [Devamını Oku…]

Bizim Leyla Dinliyor, Ses Verin – Hüseyin ATAŞ

Bizim Leyla küçülen bedeniyle insanlığı bizlere yeniden hatırlatmaya başlayalı bugün itibariyle tam 100 gün oldu, Tam 100 gün. Başta İmralı’da esir olan Sayın Abdullah Öcalan ve politik tutsaklar üzerinden ki tecrittin kırılması için bedenini açlığa yatıralı 100 gün. Bu yazımda 100 günden defalarca bahsedeceğim örneğin yazıyı okuyan dostlar bir an [Devamını Oku…]

Zaman, Görkemleşme Zamanıdır! – Hüseyin ATAŞ

*”Aynı köke bağlı ağacın dalları gibiydikHazan vurdu yazımıza dört bir yana serildikGüzeldik, güvendik, yitirdik, sabrettikHiç tükenmedik Vurdu hayat biziUzak düşürdü kaderİçimize beton gibi döküldü kederNe fark eder İnanmış yürekleri ayırmaya ne güç yeterNede kudret Gün gelir döner devran Hesabı sorulur elbet Umudun tükenmediği yerde devam eder hayat…BİR GÜN MUTLAKA…” Genel olarak dünyada, özel olarak Anadolu-Mezopotamya [Devamını Oku…]

Sabit ve Emin Yaşatılmalı – Hüseyin ATAŞ

Ankara’nı sert, dişleri kıran ayazına rağmen Çukurova’nın sıcağını yüreğinde taşıyan, inatçı bir devrimci adımlıyordu geceyi. Ankara Gülveren’e inceden bir kar yağıyordu. Sokağın başında ki merdivenlerden usul usul iniyordu Sabit ve arkadaşları. Ve işte o an, gecenin karanlığını faşist bir namludan çıkan mermi sesleri yardı. Sabit, ulu bir çınarın devrilişi gibi [Devamını Oku…]