YAZARLAR

NATO toplantısı neyin hazırlığı? – Umut Keçer

NATO kuruluşundan itibaren Dünya halklarının ve emekçi sınıfların özgürlük, eşitlik ve demokrasi mücadelesinin karşısında konumlanmış bir örgütlenmedir.  Kuzey Atlantik Antlaşma Örgütü(NATO) Soğuk Savaş koşullarında Sovyetler Birliği’nin karşısında karşı devrimci cepheyi korumak için kuruldu. Temel amacı Sovyetler Birliği’nin dünya planında yarattığı sosyalizmin prestijini geriletmekti. Bu anlamıyla dünya planında işçi sınıfı hareketi [Devamını Oku…]

CHP’de kayyum dönemi – Umut Keçer

Türkiye siyaseti açısından önemli gelişmelerin yaşandığı bir dönem içerisindeyiz. Bazen anlık olarak yapılan değerlendirmeler kısa bir süre sonra yaşanan yeni gelişmelerle boşa düşüyor ya da eski önemini yitiriyor. Ancak CHP içerisinde yaşanan gelişmeler oldukça ibret verici bir mecrada ilerliyor. Öncelikle Kemal Kılıçdaroğlu’nun kaybettiği başkanlık seçimini, sarayın desteğiyle mutlak butlan kararıyla [Devamını Oku…]

Halkların düşmanları Türkiye’de toplanıyor – Cenk Ağcabay

NATO 1949 yılında emperyalist savaş sonrası emperyalist-kapitalist dünyanın yeni hegemon gücü ABD’nin sosyalist ülkeler ve ulusal kurtuluş hareketlerine karşı savaş amacıyla oluşturduğu militer bir merkez olarak doğdu. NATO sosyalist ülkelere ve ulusal kurtuluş hareketlerine karşı kesintisiz bir savaş yürüttü. Savaşın kapsamı genişti; ülkelerin politik yapılarından eğitim kurumlarına dek uzanıyordu. NATO’nun [Devamını Oku…]

Konu ne Erdoğan ne Kılıçdaroğlu: Faşizm – Mustafa Çiçek

Kapitalizmin kriz dönemlerinde devlet biçimleri de dönüşebilir ve burjuva egemenliği daha açık, daha merkezi ve daha baskıcı yönetim biçimlerine yönelir. Faşizm de bu tarihsel momentlerde sermaye düzeninin krizini yönetmek ve toplumsal direnci bastırmak üzere ortaya çıkan özel bir karşı-devrimci devlet biçimidir. Ancak bugünkü faşistleşme süreçleri, 20. yüzyılın klasik faşist rejimlerinin [Devamını Oku…]

Ernesto’ya Bin Selam – Mustafa Çiçek

Yeni bir paylaşım savaşının öngünlerinde, bıkmadan ve usanmadan bu gerçeği yeniden hatırlamak zorundayız: Emperyalist kapitalizm için savaş artık istisnai değil, sistemin süreklileşmiş varoluş biçimidir. Çünkü Batı Emperyalizmi tarihsel hegemonyasını kaybetme tehdidiyle karşı karşıyadır. Bu nedenle sermayeyi yeni pazarlara açmak, enerji yollarını ve doğal kaynakları yeniden tam denetim altına almak, dünya [Devamını Oku…]