İnşaat-İş Sendikası, kötü çalışma koşulları ve iş cinayetlerine karşı işçilerin sesini duyurmak amacıyla Şantiye TV kuruyor.
Sendikadan yapılan açıklamaya göre, 21 Şubat’ta kurulacak olan kanal, insanlık dışı çalışma koşullarına ve iş cinayetlerine karşı inşaat işçisinin sesini duyurmak amacını taşıyor.
Umut Gazetesi olarak İnşaat-İş Sendikasından Özgür Yunus ile işçilerin umudunu yükselten, alternatif olabilecek Şantiye TV hakkında konuştuk.
Şantiye Tv, işçilere ses olmaya,onların sesini duyurmak için yayına giriyor. Artık işçiler kendi çalışma koşullarını,yaşadıklarını kendilerinin sesi olmaya geliyorlar.
Peki Şantiye TV neleri kapsıyor,nasıl bir yayıncılık olacak?
Özgür Yunus,konuyla ilgili bizi bilgilendiriyor;
Şantiye Tv fikri nasıl çıktı?
-Şantiye fikri,aslında biz öncesinde şantiye dergisini çıkarıyorduk. 3 ayda bir bunu çıkarıyorduk. Bir süre sonra daha fazla işçiye duyurmanın yolu, işçiler çok fazla Facebook,Youtube kullanıyor. Bunlarla seslenilmenin daha iyi olacağını düşündük.
Peki Şantiye Tv’nin içeriği nasıl,neler anlatıyor?
Şantiye Tv fikri, şöyle yani esas olarak temel,dayandığımız temel nokta Şantiye Tv’nin ayakta durması,yardımlaşması. Şantiyelerdeki arkadaşlarımızın gönderdiği bilgiler temelinde yani şantiyelere dayanması gerek. Esas temel budur. İlk olarak 4 program üzerinden yayın yapacağız. Program 1’de bizim hukukumuz, canlı yayın olacak o,çeşitli avukat arkadaşların çıktığı, işçilerin birebir soru sorduğu ve yanıtladığı bir program. İkinci program, deneyimler yani özellikle şantiyelerde yaşanan direnişler,örgütlenen deneyimli işçiler. Bizaat örgütleyen işçiler tarafından anlatılması. Ve giderek salt şantiyeler değil farklı iş kollarından direniş deneyimleri de yayınlanacak. Üçüncü programımız işçi güvenliği,iş güvenliği yani. İş güvenliği uzmanları arkadaşların yaptığı bir program olacak. Dördüncü program da iş cinayetleri üzerinden yapılacak. Daha çok hayatını kaybeden işçi yakınları ve ailelerin katılacağı bir program olacak. Böyle bir 4 temel var.
Bu televizyon kanalı kime hitap ediyor,neleri hedefliyor?
Esas olarak inşaat işçilerine ama giderek büyüyecek. Başlangıcı dar tutulacak ama giderek büyütmeyi hedefliyoruz. Aslında zaten inşaat işçisi de sadece inşaat işçisi olarak alınamaz. Bunun kadın sorunu var aile sorunu var hayvan sorunu var bütünsellikli bir şey yani.
İşçi eylemleri nasıl gidiyor,grevler ne durumda?
Ya şimdi bizim sektör olarak yani inşaat işçileri olarak yoğun bir direnişimiz yok ama dosya gönderiyoruz patrona eğer bu dosyayı kabul etmezseniz direnişe geçeceğiz diye. Şu anda 6-7 tane dosya var bekliyoruz. Çözülmediği taktirde direnişe geçeceğiz. Yani inşaat sektöründe çok yoğun işte basına yansımadan da çözülebiliyor dosya kabul edilip.
Çalışma yasaları ile ilgili düşünceleriniz nedir?
Bizim alanımızda iş güvenliğinin,iş hukukunun şantiyelerde hükmü yok. Bırakın kanunu uygulamayı insanlar ücretlerini dahi alamıyor. İş kanunu yok yani,uygulanmıyor. Biz daha çok şantiyelerde, koyulan yasaları uygulatmaya çalışıyoruz.
Peki bu süreçte dayanışmanın ve örgütlenmenin önemi nedir?
Bizim sektör açısından hiçbir kanunun yasanın koyulmadığı,uygulanmadığı zaten Akp’nin iktidara geldiği günden bugüne lokomotif bir sektör haline geldi. Sendikalaşmak da çok zor haline geldi. Dağınıklıktan… İşçilerde çok girdi çıktı oluyor. İşçilerin pek çoğu sendikanın ne olduğunu bilmiyor. Yeni bir kuşak bu. Özellikle Kürdistan’dan gelen Kürt arkadaşların bu konuda hiçbir bilgilendirilmesi yok,sendikalaşmak üzerine yani… Aslında bu bize bir avantaj yaratıyor. Çünkü işçi hatta sadece işçi değil ailesinin de zor durumda kaldığı,maaşların ödenmediği, yatakhanelerin, barınma koşullarının insanlık onuruna yakışmayacak halde olduğu bir yerde örgütlenme anlamında da bir açıcı yön oluyor bize.
