Umut Yazıları

“Köşe Kapmaca” – Tümen Turunç

“Köşe kapmaca” oyununu bilmeyenimiz var mıdır? Yahut çocukluğunda hiç oynamayanımız? Bilmeyenler için basitçe açarsak: Oyun basit bir mantık üzerine üzerine kuruludur. Kolon, duvar veya yere çizilen noktalar üzerinde duran oyuncular, ebeye yakalanmadan birbirleriyle köşeleri (konumları) değiştirmeye çalışırken, ebe boşalan köşeyi kapmaya çalışır. Oyun içerisinde dikkat kadar taktikler de ön plandadır. [Devamını Oku…]

Seher Beytaş yazdı: MAĞDUR DEĞİL, ÖZ SAVUNMAYI ÖRGÜTLEYEN KADIN- 1

Kadın cinayetlerinin katliama dönüştüğü, kadına yönelik erkek şiddetinin sistematik olarak arttığı ve her gün kadın düşmanlığının türlü görünümleriyle yüz yüze geldiğimiz günler yaşıyoruz.Evlerimizde ve işyerlerimizde sistematik olarak erkek-devletin mobing, taciz ve şiddetine maruz kalıyoruz. Bizler “mağdur” (yada sistemin tabiri ile oluşturulmak istenilen makul kadın mı demeliyiz?) değiliz; aksine bizi güçsüzleştiren [Devamını Oku…]

Memleketimden Politik Manzaralar – XWE Metin Ayçiçek

Sağın solla rekabetinde zaman zaman demokratik haklar savunusuyla ortaya çıkabilen Avrupa sosyal-demokrasisi, özellikle Sovyet blokunun yıkılmasından sonra tek rakibi olarak kalan kendi sağındaki talepler üzerinden politikalara yönelerek, giderek iyice sağcılaştı. Ve böylece doksanlı yılların başlarından itibaren Avrupa’da yükselen ırkçı-milliyetçi partilerin gücü gün geçtikçe artarak devam etti. Almanya’da Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın [Devamını Oku…]

SEÇİM BİTTİ, ŞİMDİ SIRA BİZDE ! – Xwe Metin Ayçiçek

İstanbul seçim çalışması Ekrem İmamoğlu taraftarları için başarılı bir çalışma oldu. Sanırım siz bu yazıyı okurken İmamoğlu kendisinden gasp edilen mazbatasını geri almış olacaktır. Bu seçimde HDP’nin çok zekice bir adım atıp, pozisyonunu da koruyarak katılım sağlaması siyaset açısından elbette doğru idi. Komünistler için ise, şerhimi koruyarak yaptığım öneriler şimdilik [Devamını Oku…]

Bir Anı İki Şarkı ve Eylem – Sinan Hanbay

Aziz’i bekliyordu. Cemevinin ön avlusundaydı. Yalnız değildi ama kalabalık da değildi. Aklında, yanında olamadıklarının özlemi ve aşkı vardı. Sohbet nereden açılırsa açılırsın oraya bağlanırdı sonu. Ne yerler, ne içerler, nasıl uyurlar, nasıl savaşırlar. Elbette anlatılanlar vardı, görünen bir yüz de vardı. Ancak onları daha yakından tanımaya, onların kavgasına ortak olmaya [Devamını Oku…]