YAZARLAR

Kökümüz Kızıldere – Umut Keçer

Kızıldere direnişi Türkiye devrimci hareketi açısından tarihsel bir yol ayrımının adıdır. Türkiye toprakları içerisinde devrimcilik iddiasıyla yola çıkan her devrimcinin yolu bir şekilde Kızıldere direnişinin yarattığı devrimci değerlerle mutlaka buluşmuştur. Geride bıraktığımız 54 yıl düşünüldüğünde, Kızıldere direnişinin yarattığı devrimci değerler bu günde genç devrimci kuşaklara yol göstermeye devam etmektedir. Mahir [Devamını Oku…]

Duydunuz mu? İnsanları köleleştirmek suç değilmiş – Cenk Ağcabay

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, transatlantik köle ticaretini ‘insanlığa karşı işlenmiş en ağır suç’ olarak kınayan bir karar tasarısı üzerinde oylama yaptı. ABD, İsrail ve Arjantin karar tasarısı aleyhine oy kullandı. Sırbistan haricindeki tüm Avrupa ülkeleri çekimser kaldı. Bu tutumların alındığı karar tasarısında şu ifadeler bulunuyordu: “Afrikalıların köleleştirilmesi ve Afrikalıların ırksal [Devamını Oku…]

NATO dağılmalı mı? – Umut Keçer

NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) ikinci emperyalist paylaşım savaşı sonrasında esasen Sovyetler Birliği’ni kuşatmak ve dünya planında sosyalist bloğun daha da güçlenmesini engellemek için kuruldu. Kuruluşundan bir süre sonra bu örgütün gündeminde sürekli olarak genişleme ve askeri kapasitesini artırma oldu. 1990’lı yılların başında Sovyetler Birliği’nin yıkılmasıyla birlikte NATO’nun kuruluş amacı [Devamını Oku…]

Emperyalist Kapitalizmin Krizi ve İran Cephesi II – Mustafa Çiçek

Modern Savaşın Dönüşümü: Teknoloji ve Yeni Savaş Ekonomisi Bu tabloyu kavrayabilmek için savaşın değişen doğasını ve emperyalist rekabetin güncel biçimlerini birlikte ele almak gerekmektedir. Prusyalı general Carl von Clausewitz’in “politikanın başka araçlarla devamıdır” diye tespit ettiği savaş, yalnızca bir ölüm ve yıkım süreci değil, aynı zamanda ekonomik yeniden üretimin bir [Devamını Oku…]

Emperyalist Kapitalizmin Krizi ve İran Cephesi I – Mustafa Çiçek

Marx, kapitalist üretim tarzının temel dinamiğinin sermayenin sürekli genişleme zorunluluğu olduğunu vurgulamıştır. Kapitalizm kendi sınırları içinde istikrarlı bir biçimde varlığını sürdüremez, aksine sürekli olarak yeni pazarlar, yeni yatırım alanları ve yeni kaynaklar bulmak zorundadır. Bu nedenle kapitalizm doğası gereği genişlemeci bir karakter taşır. Tarihsel olarak bu genişleme süreci sömürgecilik ve [Devamını Oku…]