Umut Yazıları

Her insanın Aziz bir davası olmalı – Umut Keçer

Aziz Güler bundan 10 yıl önce IŞİD çetelerine karşı savaşta Rojava topraklarında ölümsüzleşti. Cenazesi 59 gün sınırda bekledikten sonra, on binlerin katılımıyla Gazi Mahallesi’nde sonsuzluğa uğurlandı. Aziz Güler ölümsüzleştiğinde, devrimci savaş alanlarında Birleşik Özgürlük Güçleri’nin komutanı olarak Rasih Kurtuluş ismini almıştı. Aziz Güler şahsında Rasih Kurtuluş ismini almak, gelenekten geleceğe [Devamını Oku…]

Emperyalizme faşizme ve siyonizme karşı proletarya sosyalizmi bayrağını yükseltelim – Editörya

Sınıf mücadelesinin bütün yoğunluğuyla yaşandığı bir tarihsel dönem içerisindeyiz. Bundan önce gerçekleştirdiğimiz son değerlendirmemizi temmuz ayı ortasında yapmıştık. O günden bugüne yaşanan gelişmeler düşünüldüğünde proletarya sosyalizminin ajandası bir hayli dolmuş durumdadır. ABD emperyalizminin Trump dönemi bütün sansasyonel gelişmeleriyle birlikte devam etmektedir. Trump her gün Amerikan devlet geleneğinin sınırlarını zorlayan bir [Devamını Oku…]

Doha’daki Amerikan Füzeleri – Cenk Ağcabay

Haftanın ilk günü bir İsrail gazetesini okumaya başladığınızda, “ayrıcalıklı ulus” kavramının tam olarak ne anlama geldiğini görme olanağı buluyorsunuz. Haber başlıklarından biri, İsrail’in Güney Lübnan’a yeni hava saldırıları düzenlediğini bildiriyor. Güney Lübnan başka bir devletin egemenlik alanı içinde. Bir başka haber başlığı, İsrail ordusunun Suriye içinde askeri operasyonlar gerçekleştirdiğini aktarıyor. [Devamını Oku…]

Ortanın solu el mi değiştiriyor? – Umut Keçer

CHP’de sular durulmuyor. Gürsel Tekin’in İstanbul İl örgütüne kayyum olarak atanması sonrasında şimdi de Genel Merkeze dönük olarak benzer bir tehdit dillendiriliyor. Bugün yapılan mahkemeden erteleme kararı çıkmış olsa da önümüzdeki günlerde benzer bir karar CHP Genel Merkezi için de çıkma ihtimali devam ediyor. AKP-MHP iktidarı gözünü karartmış bulunuyor. CHP’ye [Devamını Oku…]

Geçmişi aşarak geleceği kurmakta gençliğin devrimci rolü – Rasih Can

Gençliğin devrimci harekette aldığı yer, yalnızca 1968’in estetik mirasına yaslanan nostaljik bir hafıza değil; kapitalizmin kriz anlarında, siyasal-toplumsal bileşenler arasındaki bağları yeniden kuran, geleceği bugüne doğru çeken bir devrimci imkân olarak anlaşılmalıdır. Devrimci mücadelenin mihenk taşı; geçmiş dönem devrimci mücadele tarihlerini romantize etmek değil, bugünden yarına geçmişi aşan bir politik [Devamını Oku…]