Umut Yazıları

İnsanlık tarihinde bir çukur: Neoliberalizm – Berkan Deveci

İkinci paylaşım savaşı sonrasında SSCB, hitler faşizminin yıkılmasında oynadığı rolle dünyada büyük bir prestij sahibi olmuştur. Yaşadığı çeşitli zorluklara ve ona karşı uygulanan bütün ambargolara rağmen öyle bir askeri ve sanayi güç yaratmıştı ki bu güç, dünya halklarında büyük bir hayranlık uyandırıyordu. 1950’li yıllarda bu “tehlikeli” duruma karşı çeşitli önlemler [Devamını Oku…]

Anti-Emperyalist mücadelede gençliğin rolü – Dilara Çelik – Enes Tekin

Emperyalizmi yalnızca devletler arası bir güç mücadelesi olarak değil, kapitalizmin tarihsel gelişiminin zorunlu bir aşaması olarak ele aldığımızda, bütün parçalar birbirine bağlanır. İlkel komünal toplumdan sonra ortaya çıkan her toplumsal sistem, bir sonrakinin maddi ve tarihsel koşullarını hazırlamıştır. Kapitalizmi önceki üretim biçimlerinden ayıran temel özellik ise, sömürüye dayalı yaratılan sermaye [Devamını Oku…]

Burjuvazinin Dünyası: Servet, iktidar ve suç – Mustafa Çiçek

Ağustos 2019’da Manhattan’daki hücresinde ölü bulunan (ya da öldürülen) milyarder Jeffrey Epstein’ın haberi, yalnızca ABD kamuoyunda değil, küresel siyaset sahnesinde de birinci gündem haline geldi ve ölümünden yıllar sonra dahi siyasal tartışmaların merkezinde yer almaya devam etmektedir. Epstein, mahkeme süreçleri sonucunda suçu kanıtlanmış bir istismar suçlusuydu. Ancak bu olayı yalnızca [Devamını Oku…]

Epstein Vakası ve Chomsky – Cenk Ağcabay

ABD’de yayınlanan Jeffrey Epstein dosyaları, emperyalist-kapitalist düzenin sahibi oligarşinin yozlaşma ve çürümesinin boyutlarını açığa çıkaran sahnelerle dolu. Epstein’ın ilişki ağı, ABD finans-kapitalinin en büyük aktörlerinden ülkenin yönetici seçkinlerinin önemli bir kısmına uzanıyor. Kuşkusuz ağ sadece bununla sınırlı değil. İngiltere’nin ve Avrupa’nın çeşitli hanedanlarından unsurlar, finans-kapitalin iri temsilcileri ağın önemli parçaları. [Devamını Oku…]

Zorun itirafı, itirafın çürümesi ve devrimci süreklilik – Hüseyin Ataş

ESP’ye yönelik dört gün önce başlatılan gözaltı sürecinin bugün tutuklamalarla sonuçlanması, burjuva devletin siyasal bunalım koşullarında devrimci harekete yönelttiği sistematik tasfiye politikasının güncel bir halkasıdır. Bu saldırı, hukuk diliyle gizlenmiş bir güvenlik operasyonu değil; sınıf mücadelesinin devrimci öznesine yönelmiş bilinçli bir karşı-devrim hamlesidir. Marks’ın devlet çözümlemesinde altını çizdiği üzere, devlet [Devamını Oku…]